Sosyal Fobi

SOSYAL FOBİ (TOPLUMSAL KAYGI BOZUKLUĞU)

Yayınlanan 23 Ekim 2015

      Kalabalık bir ortama girdiğinizde başkalarının yanında küçük düşeceğinizden, sıkıntı ya da utanç duyacağınız bir biçimde davranışta bulunacağınızdan mı korkuyorsunuz? Peki bu durumu utangaçlık olarak isimlendirmemiz yeterli midir?

       Çekingen davranışlar genelde bir sorun olarak algılanmayabilir. Ancak bu kişiler, topluluk içinde yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle bu ortamlardan kaçmaya başlayabilirler. Dolayısıyla bu durum ‘sosyal fobi’nin oluşmasına zemin hazırlar.

        Sosyal Fobi genellikle ergenlikte 13-18 yaş arasında başlamaktadır. Bazı yeni sosyal ya da mesleki ihtiyaçlar (yeni insanlarla tanışma, toplum önünde konuşma gibi) tetiklemedikçe 25 yaşından sonra nadir olarak başlar.

        Türkiye’de tanı almışlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarda; Erkeklerde daha yaygın(Dilbaz&Güz,2002;Gökalp,2001). Bekarlarda, dullarda, düşük eğitim ve sosyoekonomik seviyede daha sık görülmektedir(Gökalp,2001; Topçu,2004).

        Sosyal Fobi’nin nedenine yönelik çeşitli çalışmalar vardır. Sosyal Fobi, psikoanalitik açıdan çocuklukta yaşanan diğer aile bireyleri ile çatışmalarda ortaya çıkan güvensizliğe karşı geliştirilen bilinçdışı savunmalardır. Bilişsel ve Davranışçı yaklaşıma göre, fobinin deneyim sonucu geliştirilebildiği ya da negatif uyaranlara daha fazla dikkat etmeyle ilişkili olduğu belirtilmiştir. Toplumsal Kaygı Bozukluğu’nda kalıtsal faktörlerinde etkili olduğuna dair çalışmalar yapılmıştır. Sosyal fobik akrabaları olan kişilerin bu hastalığa yakalanma riski daha yüksektir.

Toplumsal Kaygı Bozukluğu olan kişilerde başkalarının önünde konuşma, yemek yeme, gülünç duruma düşme ve kaygılarını diğer insanların anlayacağı korkusu sık olarak görülür.

       Korkulan durumlarda kişinin kendine yönelik dikkati artar, bununla birlikte genellikle terleme, yüz kızarması, ağız kuruluğu, titreme, çarpıntı gibi fiziksel belirtiler gözlenir. Daha çok sosyal fobiye özgü bir belirti olarak yüz kızarması ortaya çıkabilir.

        Sosyal Fobi’nin en belirgin özelliklerinden biri de toplumsal ya da bir eylemin gerçekleştirildiği durumlardan belirgin ve sürekli bir korku duyarak, utanç duyabileceğine dair asılsız düşüncelerin varlığıdır.

       Kişiler toplum içinde utanılacak duruma düşmemek ve bu durumda ortaya çıkan kaygılardan kurtulmak için sosyal ortamlara girmemeyi tercih ederler. Ancak kaçınma davranışları kısa süreliğine rahatlama sağlayabilir, sorun yaratan durumlar yaygınsa kaçınmalar işlevselliğini giderek kaybeder.

        Sosyal Fobi Tanı Kriterleri;

       -Korkulan toplumsal durumla karşılaşma hemen her zaman duruma bağlı bir anksiyete/panik atağıyla sonuçlanmalıdır.

       -Başkalarıyla iletişim ve etkileşim içersinde olacağı ortamlarda bulunmaktan belirgin derecede korku duymalıdır.

 -Belirtileri genel bir tıbbi durumu, madde kullanımı ya da başka bir psikiyatrik bozukluğu tanılarını karşılamamalıdır.

       -Günlük işlevselliğini yitirecek ölçüde sıkıntı yaşamalıdır.

       Sosyal Fobi’de kişiler genel bir kaygı durumuna tepki vermekle birlikte daha belirlenmiş, özel fobik tepkiler de gösterebilirler.

         Tremofobi (titreme korkusu): Toplum içinde yeme ve içme ya da bir kağıdı imzalama sorunları yaşayabilirler. Titreyen ellerinin dikkat çekmesinden korkarlar.

         Hidrosofobi (terleme korkusu): İlgi odağı olduğunda ya da telefon görüşmelerinde sorun olabilir.

         Eritrofobi: Yüz kızarması korkusudur.

         Sosyal Fobi’nin semptomları göz önünde bulundurulurken, normal kişilik özelliği olan çekingenlik mutlaka dikkate alınmalıdır.  Bu iki durum arasında belirgin farklar vardır; şiddeti, işlevselliği, yol açtığı sonuçlar… gibi.

          Sosyal Fobi’de yaşanan korkunun mantıksız, asılsız ve aşırı olduğu bilinir. Çekingen kişilik özelliğinde aşırı değil, alışık ve tanıdık oldukları özellikler olarak tanımlanır. Çekingenler kendi davranışlarını eleştirseler ya da beğenmeseler bile bunları kabul etmeye yatkındırlar.

         Yapılan yanlışlardan biri de toplumsal kaygı bozukluğu olan kişilerde bu süreç uzun bir döneme yayılmıştır, bu yüzden yakınları tarafından kişilik özelliği olarak da kabul edilebilir ve dolayısıyla tedavi düşünülemeyebilir.

                                                                                       Psikolog Damla Alkoç

Tags:damal alkoç, danışma, fobi, psikolog, sosyal fobi, tv yayını

TurkeySaudi Arabia